Böbrek Nakli ve Yaşam - Organ Nakli - Medical Park

Böbrek Nakli ve Yaşam

Böbrek Nakli
Özellikle aile içi nakillerde, aile ilişkileri ve akrabalık konuları ön planda olmaktadır. Yapılan bazı araştırmalar; bir hastanın aile içinden nakil olmaya karar verdiğinde, kadavradan nakilden farklı olarak bir aile yakınına zarar vermekten dolayı suçluluk ve sıkıntı hissedebileceğini belirtmişlerdir. Hastanın vericisi önceden ilişkilerinin çatışmalı olduğu bir kişiyse, nakil sonrası hastanın psikolojik açıdan sıkıntılar yaşayabileceği görülmüştür. Nakil öncesinde alıcı-verici arasındaki ilişki olumlu ve çatışmalı değilken, naklin daha başarılı olduğu ve nakledilen organın çabuk bütünleşme gösterdiği bildirilmiştir. Aile içi vericisi olduğu halde özellikle kadavradan nakil olmak isteyenler ise sevdikleri birisine zarar gelmesinden ve nakil sonrasında vericiyle olan ilişkilerinde sorunlar var olmasından endişe duymaktadırlar.

Eşinden böbrek nakli olmuş hastalarla yaptığımız bir çalışmanın sonuçlarına göre; eşlerin psikolojik durumlarının organ nakli sonrası birbirlerini etkilediği görülmüştür. Örneğin; verici olan eşin depresif bir bozukluğu varsa alıcının da depresyonda olma olasılığı yüksektir. Bu nedenle vericilerin de nakil sonrası alıcılar gibi psikolojik destek almaları; hem kendi ruhsal sağlıkları açısından hem de alıcılarının psikolojik durumları açısından önemlidir.

Bilimsel açıdan organ nakli olmuş hastaların kişilik yapılarının değiştiğini gösteren bir çalışma bulunmamaktadır. Bazı hastalar vericileriyle özdeşim kurarak nakil sonrasında ona benzediklerini, onun özelliklerine sahip olmaya başladıklarını düşünmektedirler. Nakledilen organın vericinin özelliklerini alıcıya iletmesi gibi bir durum bilimsel açıdan mümkün değildir. Bu şekilde bir algısı olan alıcıların vericileriyle olan ilişkilerinin dinamiği incelenmelidir.

Bazen vericinin organını bağışlamasına karşı olan minnet ve suçluluk duyguları da vericiyle benzeşmesi, onun gibi olması gerektiğini hissetmesine yol açıyor olabilir. Ayrıca beden ve kimlik algısı çok sağlam olmayan bazı alıcılarda da bu gibi düşüncelerin ortaya çıktığı görülebilmektedir.

Böbrek nakli sonrası kişisel özelliklerin değişmesine neden olabilecek bir diğer neden ise organ nakli öncesinde hayatlarını tehlikeye sokan ciddi bir hastalık dönemi atlatmış olan hastaların nakil sonrasında bazı kişisel özelliklerini terk etme ve hayatlarında yeni bir başlangıç yapma istekleri olabilir. Bu nedenle sevmedikleri ya da kişisel olarak zarar gördüklerini, olumsuz etkilendiklerini düşündükleri bir takım davranış biçimlerini, yaşam tarzlarını değiştirebilmektedirler. Bu şekilde “yeni organ yeni hayat” algısıyla bazı özelliklerini sil baştan değiştirme yoluna gidebilirler

Diyalize Giren Kişiler:

  • İstediği gibi yiyip içemezler
  • Haftanın üç günü diyalizde geçer
  • Tam gün işte çalışması neredeyse imkansızdır
  • Gezme özgürlüğü sınırlıdır
  • Okula gitme oranı çok düşüktür
  • Sokakta oynaması sınırlıdır
  • Çocuklukta büyüme ve gelişme geriliği olur
  • Yıllar geçtikçe çocuk yapma ihtimali azalır
  • Hayata küskün, kırılgan ve umutları azdır
  • Ev ortamının huzuru ve mutluluğu azalmıştır
  • Organlar yıprandığından ömür kısalır
  • Ülkeye maliyeti naklin iki katıdır
  • Denize girmesi sakıncalıdır.

Böbrek Nakilli Kişiler:

  • Normal insanın yediği içtiği herşeyi yer içer
  • Tüm zamanını işine ve sevdiklerine ayırır
  • Tam gün her işte çalışabilir
  • Gezme özgürlüğü normal insan gibidir
  • İstediği gibi okula gidebilir
  • Her oyunu istediği gibi oynar
  • Büyüme ve gelişmesi normaldir
  • Çocuk sahibi olma ihtimali yüksektir
  • Hayata yeniden tutunmanın mutluluğu içindedir
  • Eve yeniden neşe umut ve mutluluk gelmiştir
  • Diyalize göre ömrü ortalama 2 kat uzar
  • Maliyet diyalize göre yarıya düşer
  • Güneşte kalmamak şartı ile denize girebilir